Ayrıca bana da yazarak isteklerinizi bildirin, örneğin düşüncelerinizi başka öğretmenlerle paylaşmayı arzu ederseniz ve bir platforma ihtiyaç duyarsanız, hemen bir yahoo grubu oluşturabiliriz.

Pek yakında bu sayfanın canlanmacası umudu ile sağlıcakla kalın emi.
Vivet


İngilizce bilenlerin Okumasını öneririm
Life Enriching Education
Dr.Ph. Marshall B. Rosenberg

The Compationate Classroom
Relationship Based Teaching and Learning
Sura Hart and Victoria Kindle Hodson

Foruma katılmak isteyenlere Adres:
http://groups.yahoo.com/group/edgroup
edgroup-subscribe@yahoogroups.com

Sevgili Eğitimciler

Yan tarafta adresini bulacağınız, öğretmen ve velilerin katıldığı bir yahoo grubunda süren diyaloğu ilginç bulacağınızı düşünerek sizlere tercüme ettim. Yine yantarafta adını verdiğim Marshall B. Rosenbergin "Life Enriching Education" "Hayatı Zenginleştiren Eğitim" diye türkçeleştirdiğim kitabını okuyan amerikalı matematik öğretmeni Robin doğru cevap ve yanlış cevap konusunda düşüncelerini ve sorularını forumd açmış. 

Gelen cevapları ve süren diyaloğu Marshalın eğitim öğretime yaklaşımını anlamaya katkısı olacağını düşünerek sizlerle paylaşmak istedim.
Keyifli okumalar:

19. Aralık 2006 da Robin yazmış:
" Herkeze merhaba,

Marshall ın ”Hayatı Zenginleştiren Eğitim” kitabını yeni okudum. Söylediği bir şeye katılmıyorum. Konuyla igili görüşlerinizi duymak istiyorum.
“Doğru” ve “yanlış” kavramlarının değer biçme etiketleri/kategorileri olduğunu, o nedenle en iyisi bu kavramları kullanmaktan kaçınmamızı öneriyor, ve bir öğrencinin matematik sorusuna verdiği cevabı örnek vererek (yanılmıyorsam 9 artı 6 eşittir onyedi gibibir örnekti) “kafam biraz karıştı bu sonucu nasıl buldun bana açıklar mısın “ cevabını veriyor.

Bence matematikte her zaman sonucun en basit anlamda yanlış olduğu (bir sürü) durum vardır. Öyle değilmiş gibi yapmak himayecilik olmaz mı acaba? Marshallın önerdiği yaklaşımı uyguladığımda insanları  “yanlış olmak” tan duyacakları rahatsızlıktan korumak için kendi “gerçeğimden” değerimden vazgeçmek durumunda kalacağımdan korkuyorum. 
 
Marshallın yaklaşımının eğitim tekniklerine katkısı olabileceğini düşünüyorum - örneğin, öğrencileri kendi cevaplarını keşfetmeye ve bunun uygun olduğu inancını geliştirmeye  yönlendirdiğimiz “Sokratik Yöntem” e iyi bir örnek olabilir, ama kısaca cevabın  yanlış olduğunu söylemek genel bir önerme olarak hiç mi yerinde değil veya  yardımcı olmaz? Ne diyorsunuz?
 
Saygılar
Robin"
20. Aralık cevap

"Hakkında cevapları “yanlış” denen biri olarak açıkça kendi adıma konuşmak istiyorum.
Çok basit, 5 sınıfta derse katılmaya son verdim. Sadece cevabın kesin “doğru düzdün ve tamam” olduğuna inandığımda konuşurdum. Bütün enerjimi kendimi keşfetmek, kendimi kabul etmek, öğrenme ve kendi sürecimde öğrenmeyi öğrenmek ihtiyacımı karşılamak yerine kabul görme, itibarımı kurtarma, becerikli görünme ihtiyacıma, gruba ait olma çabasına harcardım.
Kendi adıma konuşursam, hangi ses tonu kullanılırsa kullanılsın bana bildirilen, cevabımın “yanlış” olduğuydu. İster dilbilgisi olsun, ister bir tabağı nasıl tuttuğum, ister onunla nasıl konuştuğum olsun özellikle annemden sürekli olarak yaplığım yanlışları duymaktan öyle koşullanmıştım ki içimden şişlenmiş gibi irkilir, mahcup olur, utanır, sıkılganlıla başkalarının doğru cevabı bildiğini düşünür, sınıftaki diğer çocukların benimle alay edeceklerini zanneder, geri zekalı olduğumu, onların benden daha iyi bildiğini, daha akıllı olduklarını düşünürdüm nasıl olur da bu kadar aptal bir cevap verebilirdim, vs., vs. 3 tane de benden büyük ağabeyim vardı. Cocuk aklımla algıladığım bana biraz fazla güldükleri idi.
Yanlış yaptığımın söylenmesi yerine bulduğum cevaba gerçekten ciddi ilgi gösteren, bu sonucu nasıl bulduğumu merak eden ve saygı ile bulduğum sonuca katılmayan bir öğretmen çok daha işime yaradı doğrusu. Acaba bu yaklaşım saygınlık ihtiyacımı karşılar ve birlikteilik anlamında değerlendirir miydim diye merak dediyorum.
Çocukken sınıfta yanlış yaptığı söylenen birisi olarak deneylerimi, sınıfta çocuğun bizim bilemiyeceğimiz ona özel nedenlerden dolayı tetiklenebileceğini sergilemek için paylaşıyorum. Benim için Marshallın yaklağımı çok daha az saldırgan çocuğun bütün ihtiyaçlarını gözönünde bulunduran ve ona öğrenme ve keşfetme ihitiyacını daha canlı tutmaya yardımcı olacak daha şefkatli bir yaklaşım.
Benim için işte böyleydi. O nedenle çocuklarıma yanlış olduklarını söylemek yerine (olaki dosdoğru sorarlar, o zaman ben de dosdoğru cevaplarım) buldukları sonuca nasıl vardıklarını merak ettiğimi  ifade etmeyi tercih ederim. Genelde bu 7 yaşındaki kızımın kararını değişitirmesine yetiyor. Olmassa benim sonucumun farklı olduğunu bildiririm ve çözüm aramaya devam ederiz.  
Umarım yararlı olabilme arzu ve niyetime bu listedeki herkeze saygılı olmak niyetime uygun kabul görür.
Samimiyet arzusu ve gayreti ile

Gail "
21 Aralık

Selam Gail,

Yazdıkların büyük bir berraklık ve ilham kaynağı oldu. Hem sempati duydum hemde empatik bağ kurdum seninle.
Ben de 2 ablayla büyüdüm ve benzer biçimde tetiklendiğim “alınganlık” düğmelerim vardı. Kendi aklımla beklenen ölçülere uygun olup olmadığımı kestirmem ve kendi değerimi bulmam asla mümkün değil gibiydi.
gerçekten öğrenmek için ve sorulara “doğru” mu “yanlış” mı tasasını taşımadan cevap verme rahatlığını elde etmek için çok kafa yormam ve içimi araştırmam gerekirdi.
Mektubundan öyle keyf aldım ki anlatamam. Onca zamandır içimde olup biteni o kadar net yazmışın ki, şimdi aklımdan ve yüreğimden geçenleri kağıda aktarılmış ve ifade edilmiş bulmak içimi açtı, ferahlık duydum.

Bundan yakın zaman once bir Montesori orta okulunda çok keyf aldığım bir olayı paylaşmak istiyorum.
Okul Müdürünün ricası üzerine öğrencilerle Şiddetsiz İletişimi paylaşıyordum. Dersin sonunda bir öğrenci yanıma gelerek, derste söylemedim çünkü öğretmeni memnun etmek için söylendiğini sanmanızı istemedim. Sizinle beraberliğimizde salt dinlenmiş olmak bile o kadar iyi geldiki “ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM” dedi.

Şükran ve Sıcaklık ile
Sylvia Haskvitz

© Siddetsiz İletişim Türkiye 2005 - Web design by Vivet Alevi